2015’te gündemde olacak 5 sosyal medya trendi

Facebook , Twitter ve diğer sosyal medya ağlarında değişiklik durmaksızın devam ediyor. Bu sene Facebook için çok kritik. Global Web Index şirketinin ocak ayında yaptığı bir çalışmaya göre ABD’li gençler arasında Facebook kullanımı bir senede üçte bir oranında azaldı.

Gençlerdeki azalmaya karşılık Facebook 2013’ün ilk 3 çeyreğinde 2.96 milyar dolar kazanarak, bir önceki seneye göre kazancını yüzde 64 oranında artırdı. Daha da etkileyici olanı, geçen sene aylık ortalama 100 milyon aktif kullanıcı Facebook ağına katıldı.

Bütün bunlar sosyal medyanın geleceğini tahmin etmenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Akıllardaki tüm sorular için, 2015 yılında sosyal medyanın yaşaması muhtemel konularını yazıda bulabilirsiniz.

Sosyal ağlar cüzdanınız olmak istiyor

2014 Eylül ayında Facebook’a yapılan siber saldırılar sonucu, popüler Messenger uygulamasında gömülü bir ödeme özelliği olduğu keşfedildi. Eğer bu özellik şirket tarafından aktif hale getirilirse, 200 milyon kullanıcı, gönderim ücretleri olmaksızın birbirlerine banka kartları aracılığıyla para gönderebilecekler. Bununla beraber, yeni bir özellik olarak, kullanıcıların kredi kartı bilgilerini kaydettikleri Facebook hesaplarıyla giriş yaparak, 450 bin e-ticaret firmasına erişim sağlanabileceğini duyruldu.

2015’te Facebook neden paranı idare etmek istiyor? Bugünlerde, Apple “Apple Pay” uygulaması ile, Square ve Stripe gibi popüler uygulamalar ve hatta en üstte bulunan Paypal bile mobil ödeme alanında birbirlerine rakipler. Bu noktada sonucun ne olacağı hakkında bir yorum yapamayız. Facebook para transferi için komisyon alabilir, daha çok reklamveren çekmek için müşteri bilgilerini güçlendirebilir ve hatta Visa ve Mastercard gibi geleneksel kredi kartlarına bile rakip olmaya çalışabilir. Kesin olan ise, 2015’teki para transferleriniz için başlıca sosyal ağların daha agresif hamleler yapacakları.

Yeni sosyal ağlar ortaya çıkıyor, peki uzun soluklu olabilecekler mi?

2014’te, büyük firmaların gizlilikteki yetersizlikleri, demografik ve psikografik bilgiler toplamaları ve inatçı reklamcılıkları yüzünden beklenen düşüşleriyle birçok niş sosyal ağın yükseldiğini gördük. 2014 Mart ayında piyasaya giren bu yeni ağlar arasında, müşterilerinin bilgilerine dair gizlilik sözü veren Ello’dan, kullanıcıların yakınlarındaki kişilerle tam anlamıyla anonim olarak paylaşım yapmalarına olanak sağlayan Yik-Yak ve reklam gelirlerini popüler gönderilerin sahibi kullanıcılarla paylaşmaya söz veren Tsuvar.

Bu yeni ağlar kendilerine yer edinip, büyüyebilecekler mi? Daha az reklam ya da daha çok gizlilik gibi sözler vererek daha avantajlı hale gelen bu yeni ağlar, Facebook’un yerini almaya adaylar. Google+’ın bile yaşadığı en büyük zorluk,bu yeni ağların yeterli kullanıcı sayısıyla, Facebook’un büyüyen 1.3 milyar global kullanıcısına kıyasla, kendisini hayalet bir kasaba gibi hissettirmeden meydan okuyor olması.

Diğer yandan, güçlü varoluş sergileyen, insan ya da ilgi alanı bazlı bu ağlar daha şanslı duruyor. Foodie gibi yemek ve şef sitelerinden, Fitocracy gibi fitness sitelerine kadar birçok ağ, artan üye sayılarıyla büyümeye devam ediyorlar.

Alışveriş nihayet sosyal medyaya da geliyor

Bu senenin başlarında Facebook ve Twitter, belirli tweet, gönderi ve takibe alma isteğinin yanında görülen butona sadece bir-iki tıkla, internetten üzerinden “satın alma” imkanı sağlayan seçeneğin beta sürümüne başladı. Sosyal medya ile e-ticaretin 2015 yılında daha da derinleşmesi beklenen bir olaydı. Aslında bu kadar uzun zaman alması şaşırtıcı.

Başlangıç olarak bu yaklaşım, bütün e-ticaret şirketlerinin ikilemi olan şu soruyu ortadan kaldırıyor; ‘Müşterileri kapınızdan/sitenizden içeri bakmaya nasıl ikna edebilirsiniz?’ Facebook ve Twitter, zaten hepinizin arkadaşlarla mutlu sohbetlerini gerçekleştirdiği, en son trendleri takip ettiği, video ve fotoğraflarınızı paylaştığınız, halihazırda yeniliklere açık olan meralar. Ödeme planlarınız hazır ve satın alma bir iki tık ötede…

Zaman algılı teklifler, çabuk hareket etmeye ve fırsatı kapmaya meyilli tüketicilere –tam anlamıyla– akıyor. Bu trendin sonunda reklamcılar için büyük faydalar var. Kişisel Tweet ve Facebook gönderilerinin gerçek satın almalarla birleşmesi büyük bir mantık yarışı doğurdu. Bunun tam olarak nasıl ve ne zaman olacağı ise belirsizliğini koruyor.

Akıllı cihazlar artık daha sosyal

Ucuz sensörler, akıllı cihazların bütün piyasaya yayılmasının önünü açtı. Ev eşyalarından her biri, mesela termostatlar, basküller, buzdolapları, fitness kıyafetleri, bilezik ve akıllı saatlere kadar her şey artık veri topluyor ve kablosuz bağlantı ile internete aktarıyor. Çoğu cihaz, aynı zamanda, 2015 yılında da devam edecek bir trend olarak Facebook, Twitter ve diğer sosyal ağlara bildirimler gönderebiliyor. Soru şu: Bu iyi bir şey mi? Çamaşır makinesi sayısının büyüme ihtimali, akıllı yangın alarmları ve Nike Fuelband’ler Facebook’un artık çok da heyecan vermediğini gösteriyor.

2015’teki rekabet, sosyal medyadaki internetle konuşan teknolojilerin büyüme hızına ayak uydurma haline dönüşüyor. Kısaca, akıllı cihazlar sosyal zekalarını geliştirmek zorundalar. Bu kullanıcıların sosyal grafiklerini –arkadaş ve takipçileri ile kendine has bağlantısını– daha iyi bir yolla kullanmalarıyla gerçekleşebilir. Çok basit bir örnek: akıllı bir buzdolabı Facebook etkinliklerinizi takip edebilir, parti verdiğinizi ve kaç davetli olduğunu görerek size daha fazla bira almanız için alarm verebilir. Sosyal medyaya çok daha ihtiyaca yönelik ve ‘akıllı’ bir şekilde yaklaşarak –kullanıcıların arkadaş ve takipçileriyle hareketlerini ve iletişimlerini takip ederek buna uygun tepki vererek- akıllı cihazlar önümüzdeki senelerde çok daha akıllı olacak.

Sosyal medya gizlilik masalı gerçek şeylere sebep oluyor

2014 senesi sayısız anonim ve gelip geçici, popüleriteye kurban giden sosyal ağ gördü (Snapchat, Secret, Whisper, Yik Yak ve Telegram bunlardan bazıları). Sonuçta herkes her konuşmasının bütün dünyaya yayınlanmasını istemiyor. Aynı zamanda bilinçli kullanıcıların, kişisel verilerin toplanıp reklamcılara satıldığı, testlerde kullanıldığı veya devlet yetkililerine ulaştırıldığı hakkındaki farkındalığı ve ilgisi artıyor.

Problem şu ki, bu “özel” ağlardan çok azı görevini yerine getiriyor. Snapchat kolayca hacklendi ve yüz binlerce özel –sözde kaydedilmeyen– kullanıcı fotoğrafı internette paylaşıldı. 2014 Ekim’de ise anonim ağ Whisper’ın kullanıcıların fotoğraf ve konumlarını kaydettiği ve bu bilgileri aranabilir bir veritabanına aktardığı ortaya çıktı. Venture Beat’in de dikkat çektiği gibi internette gerçek anonimlik ve gizlilik sağlanması çok zor olan şeyler. Söz vermek kolay, tutmak neredeyse imkansız.

Ancak anonim sosyal medya talebi 2015’te daha da artacak. Aslında, büyük oyuncuların da sorunu görmeye başladığına dair işaretler var. 2014 Ekim’de Facebook, ortak ilgi alanı olanların aralarında konuşabileceği gerçek isim veya konum gerektirmeyen yeni mesaj odalarını sundu. Yine 2014 yılı Kasım’ındada ise Facebook ilk Silikon Vadisi teknoloji devi, güçlü açık kaynaklı anonimleştirme sevisi Tor’a (muhabirler, muhalif siyasetçiler ve hukukçular arasında oldukça yaygın kullanılan bir araç) resmi destek sağladı. Ki bu da kullanıcılara kimliklerini, konumlarını ve tarama geçmişlerini saklama imkanı sağlıyor. Facebook’un bu hamlesi ile ‘anonimleşme’ trendine göz kırptığını söylemek mümkün.

Kaynak : SosyalMedya.co